Satış ve Danışma Hattı: 0364 333 1 000

Bebekler Kucağa Alınmalı mı?ANASAYFA Prlt Bebe Bebekler Kucağa Alınmalı mı?

Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Bebeğin kucağa alınmasıyla ilgili farklı yaklaşımlar olması yeni annelerin kafasını karıştırabiliyor. Bazı yaklaşımlar bebeğin olabildiğince az kucağa alınmasından yanadır ki bebek kucağa alışmasın ve anne rahat edebilsin. Bazı yaklaşımlar ise bunun tam tersi, annelere bebekleri hala anne karnındaymış gibi uzunca bir zaman neredeyse yapışık bir yaşam önerirler. Psikolog ve Özel Eğitim Uzmanı Bihter Mutlu Gencer, “Aslına bakılırsa bebeğin kucağa alınmasıyla ilgili tek bir formül önermek çok da akla uygun olmaz, çünkü her bebek farklıdır ve her anne bebek ilişkisi kendine hastır. Kucak alışkanlığını da bu kendine özel ilişki belirler.” diyor ve kucağa alınmayla ilgili merak edilenleri anlatıyor:

Bebek annenin karnına düştüğünden itibaren (belki de çok daha önce) annenin zihninde bir yere sahip olmaya başlar. Bu “yer” annenin kendi psikolojik durumu, bir bebek sahibi olmakla ilgili duyguları, hazırlığı, kendi bebekliği ve yetiştiriliş tarzı, kendi anne babasıyla ilişkileri, ayrıca eşiyle ilişkisi ile belirlenir. Annenin kendisi bir bebek sahibi olmak konusunda ne kadar kaygıdan uzak ise, eşiyle birlikte ne kadar uyum içinde ise, ayrıca kendi çocukluğuyla ilgili duygusal çatışmaları ne kadar az ise, bebeğinin de sakin olma olasılığı o kadar yüksektir. Anne kendini rahat ve huzurlu hissediyorsa, bebeğin ihtiyaçlarını karşılayabilmek konusunda zaten doğal bir süreç yaşanacaktır. İhtiyaçları karşılanan bebek daha huzurlu ve sakin olur. Bebek için önceleri çok yeni ve anlaşılmaz, belki de tehlikeli gibi görünen dünya, annenin bakımı ve sevgisi sayesinde yavaş yavaş güvenli bir yere dönüşmeye başlar. Böylece temel güven duygusu oluşur. Temel güven duygusu geliştikçe ve sakinledikçe başlangıçta belki de sürekli kucak isteyen bebek artık ayrı kalmaya daha çok dayanabilmeye başlar. Çünkü artık bilir ki tekrar ihtiyacı olduğunda anne ihtiyacını karşılayabilmek üzere yanında olacak.

Güven duygusu önemli

Temel güven duygusu gelişen bebek yavaş yavaş anneden ayrı daha fazla zaman geçirir. Etrafının farkına varmaya başlar. Gülümsemeye, emeklemeye, yürümeye, dünyayı keşfetmeye başlar. Onunla eşduyum içinde olan anne de bebeğin yeni ihtiyaçlarını farkeder ve onu doğal olarak daha fazla bırakmaya başlar. Önceden ağladığı anda kucağına alıp meme verirken, artık ocaktaki yemeğinin altını söndürebilmek için belki de bebeğinin bir iki dakika sızlanmasına izin veriyor olabilir. Bu dönemle ilgili olarak bebeğin mizacının hiçbir önemi yoktur denilemez elbette, fakat bebek ne kadar zor sakinleşen bir bebek de olsa annenin gösterdiği ilgi ve bakım sayesinde zor bir bebeğin bile zaman içinde anneyle arasında bir harmoni oluşabilir. Anne bebeğine, bebek de annesine uyum sağlar. Bu nedenledir ki anneler bebeklerinin ne zaman neden ağladığını ağlama şekillerinden ve ses tonlarından anlarlar.

Formülü yok

Bütün bunları dikkate aldığımızda her bir bebek için şu kadar dakika kucağa alınmalıdır gibi tek bir formül bulunmadığını görüyoruz. Kimi bebek sürekli kucakta tutulmak ister, kimi bebek ise daha fazla ayrı kalabilir. Eğer bebeğin psikolojik gelişimi yolunda gidiyorsa zaman geçtikçe daha az kucak isteyeceğini bekleriz. Öte yandan, çocuk gelişim dönemlerini bilmek de kucak konusunda önemlidir. Örneğin 7-8 ay civarında bebekte yabancı korkusu gelişir ve bebek daha çok kucak isteyebilir. 18 ve 24 ay arasında anneye tekrar bir yapışma yaşanır ve daha fazla kucağa ihtiyaç duyabilir. Bu durumlar tamamen normaldir.

Kucağa almamak da doğru değil

Uzun sürelerle kucağa alınmayan bebekler için oldukça sakıncalı bir durum söz konusudur. Özellikle bazı amerikan ekollerinde bebeğin uyutulması ile ilgili uzun süre kucağa alınmaması ve bebeğin buna alışması gerektiği tavsiye edilir. Gerçekten de bebek buna kısa bir zamanda alışır. Fakat aynı zamanda dünyayla ilgili de olumsuz duyguları gelişir. Bebek şöyle hisseder: “Korkuyorum, ihtiyaçlarımın da karşılanması gerek, ne kadar ağlasam da kimse gelmiyor, burası güvenli bir yer değil” Bu bebeklerle ilgili özgüven, rahat ayrılamama gibi durumlar oluşabilir ve sakinleşebilmek için çok daha fazla kucağa ihtiyaç duyabilirler.

Çocuklar için tek başına kalabilme kapasitesinin gelişmesi önemlidir. Fakat yine de bebeklik döneminde dikkatli olmak gerekir. “Nasıl olsa koyuyorum kendi kendine oynuyor” diyerek bebeklerin uzun sürelerle yalnız kalması doğru değildir. Bazı bebekler uzun süre yalnız kalabiliyor gibi görünebilirler fakat belki de kendisine verilen kadar almaya alışmaya çalışıyor olabilirler ki, bu durum ilerisi için oldukça sakıncalıdır ve çok çeşitli olumsuz sonuçları olabilir.